26.5.12

   Hayatimda gorup gorebilecegim, bulunup bulunabilecegim, duyup duyabilecegim en guzel yerlerden biri. Hayal edemeyecegim bir yer, olmasa olabilecegini dusunemezdim bile. Ama var. Iyi ki de var. Keske hic donmek zorunda olmasam.




















11.5.12



  Sabah salona girdigimde kitapligin isigi, ve aksam catida gunes batarkenki isik, beni mutlu eden sayili isiklardan ikisi galiba.

8.5.12

Beyoglu ve cevresi, ne kadar guzel yerler of. Boyle her gecen gun farkli bir kose, farkli bir esinti, farkli bir hava bulabiliyorsun bir yerlerinde. Icine daldikca derinlesiyor sanki. Bir tarafindan galatasaraya mi inersin, tunelden mi inersin, yok ara sokaklarinda bitmez yokuslar mi bulursun... ama ne yaparsan yap, mutlaka biseyler edinirsin beyoglunda bir kac saatten.





Yeni kamerami, daha dogrusu evde buldugum dedemin kamerasini ne kadar cok sevdigimi soylemis miydim? Filmli bir baska oluyor ne kadar pratiklikten kaybetse de...








   Birine gece gece blues aski gelmis, kalkmis eline boya almis, butun beyoglunu "yere bakan blues calan", "sakla samani blues zamani" gibi mavi yazilarla doldurmus. Varsin doldursun. Iyi olmus.

Ve evet blogum turkceye donmus olabilir, bu da bana koyabilir. Ho ho ho.